O'nun adıyla;
İkinci sayımızla karşınızda olmanın heyecan ve gururunu yaşıyoruz.
Uzun soluklu bir yolculuğu/rıhleyi hedefleyerek yola çıkmış bir dergi için 2. sayı, yolun henüz başı demektir. Böyle olmakla birlikte ilk sayıda sizden gördüğümüz yakın ilgi ve destekle heyecanımız katlandı, azmimiz bilendi. Rabbimize hamd ü senalar, yol arkadaşlığını esirgemeyen siz vefalı dostlara teşekkürler…
Birinci sayımızda "Din ve Değişim" başlığı altında son derece teknik bir konuyu işledik. Aldığımız tepkilerin büyük çoğunluğu, yazılarda kullanılan dilin ağırlığı istikametinde idi. Bu durumun, dosya konusunun tabiatından kaynaklandığını, bunun, Din ve Değişim meselesini ağırlıklı olarak Usul-i Fıkıh zemininde ele almanın kaçınılmaz sonucu olduğunu belirtmeliyiz. Bunu yaparken hedefimiz, değişim olgusunun önce kafaların içinde gerçekleştiğini, sokağa da buradan yansıdığını anlatmaktı. Önce düşünce ve davranışlarımızı oluşturan kavramlarda değişim meydana geliyor, sonra hayat tarzımız, ilişkilerimiz vs. değişime uğruyor.
Din ve Değişim meselesini Usul-i Fıkıh zemininde ele almamız, Müslüman olarak bilincimizi oluşturan en temel sistemin Usul-i Fıkıh olduğu gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Bilgi ve kaynak anlayışımız değiştiğinde Din'e ve hayata bakışımız da otomatik olarak değişime maruz kalıyor. İstedik ki değişim olgusunu Din bağlamında en temele inerek irdeleyelim…
Bizim açımızdan maksadın hasıl olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Zira omuzladığımız yükü yüzümüzün akıyla kaldırdığımız, ortaya koyduğumuz çabanın keyfiyetine ilişkin herhangi bir olumsuz tenkide muhatap olmamamızdan anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, elinizdeki ikinci sayıda –seviyeden ödün vermeksizin– "daha az yorgunluk veren" bir dil tutturmaya çalıştık. Bu çerçevede ilmî/akademik formattaki makaleler yanında, konu ve tarz itibariyle daha rahat okunan yazılara biraz daha fazla yer verildi. Bu noktada arzu edileni gerçekleştirmenin zaman alacak bir iş olduğunu takdir edeceğinizi biliyoruz.
Bunun yanında derginin görsel yanıyla ilgili olarak ilk sayıda göze çarpan eksiklik ve arızalar bu sayıda mümkün olduğunca giderildi. En güzeli oluşturana kadar bu çabamız devam edecek.
***
Birinci sayımızın "Tezakir" bölümünde Muhammed Esed'le ilgili bazı anekdotların yer almış olması, Esed'in fikir ve düşüncelerini benimseme ya da olumlama anlamı taşımamaktadır. Orada Esed sadece Şeyh es-Senûsî ile Ömer Muhtar arasındaki muhaberatı temin den bir figür olarak yer almaktadır.
***
İlk sayıdan itibaren Rıhle'ye abone olmak suretiyle hassasiyetini izhar eden okuyucularımıza özellikle teşekkürü borç biliyoruz. Süreli yayınların ömrü, oturduğu abone tabanının genişliğiyle doğru orantılıdır. Rıhle'nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve hedeflediğimiz uzun mesafeli yürüyüşü gerçekleştirebilmesi için abone çalışmasını gevşetmeden sürdürmek durumundayız. Her abonemiz, yanındaki, yakınındaki bir kişiyi daha abone yapmak suretiyle katkısını pekiştirebilir. Dergiyi, her sayısını satın almak suretiyle takip edenler de abone olarak bu katkıyı verebilir…
Üçüncü sayıda buluşmak üzere selam ve dua ile…










