Soruşturma

e-Posta Yazdır PDF

Din-değişim meselesi, modern zamanların önümüze koyduğu en temel problem olarak tayin ve tesbit edilebilir. Müslümanca olan "çağa uyum sağlamak" mı, yoksa alternatif bir dünya teklif etmek mi?

Bu sorunun ilk şık esasında cevaplandırılması, kaçınılmaz olarak Din'de değişimin imkânları meselesini gündeme getirmektedir. Bu noktada iki temel tesbit dikkat çekiyor: 1) Din ile Fıkıh (ahkâm, muamelat, şeriat) birbirinden farklıdır. Birincisi sabit, ikincisi değişkendir. 2) Köklü değişimleri mümkün, hatta gerekli kılan dinamikler Fıkıh sisteminde mevcuttur. Bunların işletilmesi Din'in dinamizmini ve evrenselliğini ortaya koyar. Dolayısıyla Fıkıh'ta sabitliği savunmak Din'in yaşamasını ve yaşanmasını imkânsız kılar.

Meselemiz bağlamında bu iki temel argümanı sadece müstakil makaleler halinde değil, konunun mütehassıslarının görüşlerini yansıtan bir soruşturma konusu da işlemenin uygun olacağını düşündük. Bu çerçevede görüşlerine başvurduğumuz ilim adamlarına aşağıdaki soruları yönelttik: (İlim adamlarından bir kısmı bu sıralamaya bağlı kalmadan cevap vermeyi tercih etti. Cevapları okurken bu durumun göz önünde bulundurulmasında fayda var.)

1.                  Ontolojik olarak 'Din' ve 'Fıkh'ı birbirinden ayrı telakki etmek doğru mudur? Doğruysa neden? Yanlışsa neden? Bu ayrımın 'Din-değişim' tartışması bağlamında yapılıyor olmasını nasıl değerlendirirsiniz?

2.                  Sizce illet esaslı ictihadla makasıd/maslahat esaslı ictihad arasında işleyiş ve sonuca gidiş bakımından fark var mıdır; varsa nedir? Eğer aralarında bir fark olduğunu düşünüyorsanız aynı meseleyle ilgili olarak illet esaslı ictihad ile maslahat esaslı ictihad arasında varılan sonuç bakımından nasıl bir farklılık olur? Bu farklılığın epistemolojik  izahı nedir?

3.                  eş-Şâtıbî ve İbn Âşûr'un sistematize ettiği makasıd/maslahat temelli Usul sistemi 'kolaylaştırılmış fıkıh' anlayışına zemin teşkil eder mi?

4.                  eş-Şâtıbî'den çok daha önce –İmamu'l-Harmeyen, el-Gazzâlî gibi– ulema tarafından ifade edildiğini bildiğimiz makasıd/maslahat ilkesinin ve 'zaruriyyat-haciyyat-tahsiniyyat' taksiminin, genel olarak doğu İslam dünyasında makasıd/maslahat merkezli Usul sistemine vücut vermemiş olmasını nasıl açıklarsınız?

5.                  Müctehidin maksadı, ictihad yapma ve neticeye gidiş tarzı bakımından geçmişteki içtihadlarla günümüzde yapılmak istenenler arasında sizce nasıl bir fark vardır?

 

 

Duyuru

Birinci ve ikinci  sayılarımıza RIHLE başlığı altındaki menümüzden ulaşabilirsiniz.



RIHLE 5-6 KAPAK 
Rıhle 9