Muhammed Avvâme Hocayla Mülâkât
Yayına Hazırlayan: Ömer Faruk Tokat

Allah'a hamd; Resûlüne, Ehl-i Beytine ve Ashabına salât u selamdan sonra…
İlerleyen sayfalarda günümüzde sayıları hayli azalmış olan müttakî, muhakkik ve Ehl-i Sünnet âlimlerinden Muhammed Avvâme hocayla yapılmış bir sohbete iştirak edeceksiniz. Bir grup ilim talebesinin allâme, muhaddis, nâkid Muhammed Avvâme hocayla yaptığı bu görüşme Hocaefendi'nin Medine-i Münevvere'deki evinde gerçekleştirilmiştir.
Avvâme hoca bu mecliste İslam dünyasının ilmî gündemindeki meseleler, bugünkü ilim, fikir ve davet adamları, İslam ilim tarihinin tartışmalı şahsiyetleri, günümüzde yapılan tahkik ve telif çalışmaları ile ilgili önemli tesbit ve değerlendirmeler yapmaktadır.
Bütün bu konuları ilmiyle âmil bir âlimin objektifinden görmek şüphesiz çok önemli. Aşağıdaki sohbette bize böyle bir imkân sunulmakta ve bir ilim meclisinin kapıları aralanmaktadır.
Muhammed Avvame hocayla öteden beri samimi bir irtibatı olan M. Fatih Kaya hoca bu sohbetin Rıhle Dergisi'nde yayımlanması konusunda kendisiyle irtibata geçtiğinde Hocaefendi Türkiye'yle ilgili bölüme bazı ilaveler yaparak bize gönderdi. O ilaveleri de çevirerek sohbet metnine dercettik. Bu güzelliğe vesile olan M. Fatih Kaya hocaya teşekkür ediyoruz.
Muhammed b. Muhammed Avvâme hoca 14/12/1358 (1/1/1940) tarihinde Suriye'nin Halep şehrinde dünyaya geldi. Şu anda Medine-i Münevvere'de yaşamakta ve ilmî çalışmalarını sürdürmektedir. Allah Teâlâ'dan kendisine hayırlı uzun ömür ve bereketli çalışmalarının devamını diliyoruz.
Hocam nerelerde okuduğunuzdan; kendilerinden ilim tahsil ettiğiniz hocalarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?
Muhammed Avvâme Hoca: İlmî hayatıma Halep'teki eş-Şa‘bâniyye Medresesi’nde başladım. Daha sonra şer’î ilimler lisesine geçtim. Buradan mezun olunca Dımaşk/Şam Üniversitesi Şeriat fakültesini okudum. Bu dönemde iki aylığına Mısır'a gittim. Bu iki ay içinde Allah Teâlâ bana büyük hocalarla karşılaşma lütfunda bulundu. Mesela Ahmed es-Sıddîk el-Ğumârî ve kardeşi Abdullah es-Sıddîk el-Ğumârî hocalarla (Allah Teâlâ ikisine de rahmet etsin) evlerinde görüştüm. Ancak bu görüşmelerden kısa bir süre sonra Ahmed es-Sıddîk el-Ğumârî hoca vefat etti; kardeşi Abdullah es-Sıddîk el-Ğumârî hoca ise hapsedildi. Hapisten çıktıktan sonra aramızda uzun soluklu bir ilmî mektuplaşma dönemi başladı. Daha sonra umre için Medine-i Münevvere'ye geldiğinde defalarca görüştük… Kendisi beni evimde ziyaret ederdi.
Allah'a hamdolsun, birçok hocadan ders okumak nasip oldu. Ancak ilim tahsilinde üzerimde en çok emeği bulunanlar Abdullah Sirâcuddîn (rh. a), Abdulfettah Ebû Ğudde (rh. a) ve Muhammed es-Selkînî (rh. a) hocalardır.
Abdullah Sirâcuddîn hoca, ilmiyle âmil, tahkik ehli ve Sünnet-i Nebeviyye hafızı bir zattı. İlmî unvanlarla söylersek, müfessir, mütekellim ve sûfî idi. Söylediği her sözü Kitab, Sünnet ve tasavvufla desteklerdi. Lisân-ı haliyle âdeta: "Kitab ve Sünnet gibi iki âdil şahidin şahitliği olmadan benden bir kelime bile almayın" derdi. Abdulfettah Ebû Ğudde hoca, fıkıh, usûl-i fıkıh, hadis-i şerif ve hadis ilimleri, Arap dili ve edebiyatı sahalarında tahkik ve tetkik ehli bir âlimdi. Muhammed es-Selkînî hoca ise benim ilk hocalarımdandır.
Hocam bize diploma ve icazetlerinizden de bahsedebilir misiniz?
Muhammed Avvâme Hoca: Tek resmî diplomam Şam/Dımaşk üniversitesinden. İcazetlerimi ise, önce bu iki hocaefendiden (Gumârî kardeşlerden) aldım. Daha sonra Abdulfettah Ebû Ğudde ve Abdullah Sirâcuddîn hocalardan icazet aldım. Aslında birçok hocaefendiden icazet almak nasip oldu. En önemlileri: Hindistan ulemâsından Habîburrahmân el-A‘zamî, Pakistan ulemâsından Muhammed Abdürreşîd en-Nu‘mânî ve Ebu'l-Hasan en-Nedvî (Allah hepsine rahmet etsin). İcazet aldığım hocalarımın birçoğunu Sünen-i Ebî Dâvud'un ikinci baskısının sonunda zikrettim. Şimdi şu isimleri de ilave etmek isterim: es-Seyyid eş-Şerîf İdrîs el-Kettânî, (Muhammed b. Ca‘fer el-Kettânî’nin (rh. a) oğlu) ve Yemen'den allâme, kadı İsmâil el-Ekva‘.
Hocam bazı talebelerinizden de söz edebilir misiniz?
Muhammed Avvâme Hoca: 45 yıldan beri ders veriyorum; Allah'a hamdolsun birçok talebem var. İçlerinde ilmî hayatını devam ettirerek telif sahibi olanlardan bahsedersek el-Ehsâ'da Kral Faysal üniversitesinde hadis-i şerif hocalığı yapan Prof. Dr. Muhammed Abdullah el-Hayyânî, Medine-i Münevvere'de Taybe üniversitesinde fıkıh ve usûl-i fıkıh hocalığı yapan Prof. Dr. Sâid Bekdaş, Cidde'de ilmi çalışmalarını devam ettiren Mecd Ahmed Mekkî, Dubai'deki el-Ahmediyye dergisinin yayın yönetmeni Dr. Abdülhakîm el-Enîs, Lübnan Trablus'ta şeriat kadılığı ve müftülük yapan Dr. Üsâme er-Rifâî aklıma geliyor.
Şu ana kadar çıkan kitaplarınızdan bahsedebilir misiniz?
Muhammed Avvâme Hoca: Yayımladığım ilk kitap üçüncü asır ulemâsından Bâğendî'nin Musnedü Ömer b. Abdilaziz'idir. Bununla birlike Eseru'l-Hadîsi'ş-Şerî'fi neşrettim. Bu iki kitap neredeyse eş zamanlı yayımlandı. Bunlarla birlikte ayrıca es-Sem‘ânî'nin el-Ensâb'ından, şîn harfinden kaf harfinin bir bölümüne kadar olan kısmı yayımladım.
Bundan sonra Allah Teâlâ lütfetti ve Medine-i Münevvere'ye geldik. İslam üniversitesinin İlmî Araştırma Merkezi’nde çalışmaya başladım. Bu merkezin kuruluşundan kurumsallaşmasına kadar olan dönemde ve İbn Hacer’in İthâfu’l-Mehera isimli eserinin ilk hazırlık çalışmaları esnasında burada bulundum. Daha sonra kendi çalışmalarımı başlattım. Bu dönemde çıkardığım ilk kitap, Hâfız İbn Hacer'in Takrîbu't-Tehzîb adlı eseridir. Bu çalışma birçok defa basıldı. Son baskısı, İmam Abdullah b. Sâlim el-Basrî ve talebesi Muhammed Emîn el-Mîrğenî'ye ait iki haşiye ile birlikte yapıldı. Daha sonra birçok kitap neşrettim. Zehebî'nin el-Kâşif'i, İmam Sıbt b. el-Acemî haşiyesiyle birlikte basıldı. Allah'ın muvaffak kılması sonucu hem et-Takrîb hem de el-Kâşif'in haşiyeleriyle birlikte tahkiki, müellif nüshalarından yapıldı. Sehâvî'nin el-Kavlu'l-Bedî‘ ve İbn Nâsıruddîn ed-Dımaşkî'nin Mecâlis adlı kitapları da müellif nüshalarından yapıldı.
Sonra Hafız İbn Hacer'in kendi el yazısıyla yazdığı nüsha ve diğer nüshalardan istifadeyle Sünen-i Ebî Davud’u neşrettim.
Daha sonra Eseru'l-Hadîsi'ş-Şerîf fî İhtilâfi’l-Eimme el-Fukahâ [bu kitap Türkçeye çevrilmiş ve “İmamların Fıkhî İhtilaflarında Hadislerin Rolü” adıyla yayımlanmıştır. Çev.] kitabını ve Safahât fî Edebi'r-Re’y: Edebu'l-İhtilâf fî Mesâili'l-İlmi ve'd-Dîn kitabını yazıp yayımladım. İkinci baskısında kitabın adının ilk bölümünü çıkardım: Edebu'l-İhtilâf fî Mesâili'l-İlmi ve'd-Dîn adıyla basıldı. Bu iki kitap birbirini tamamlayan kitaplardır.
Şu anda üzerinde çalıştığınız, tamamlanmamış eserler var mı?
Muhammed Avvâme hoca: Bütün çalışmalarımı en güzel şekilde tamamlamaya gayret ediyorum. Ancak şu üç çalışmayı tamamlayamadım:
Birincisi: İmam Nevevî'nin Sahîh-i Müslim şerhinin mukaddimesini şerh çalışması… Bu çalışmayı 1391 h. senesinde yazmaya başladım ve 1393 senesinde değerli hocam Abdulfettah Ebû Ğudde'ye sundum. Bitirmek üzereydim… Hoca'nın çok hoşuna gitmişti. Kitabın basılması için beni teşvik etti.
İkinci çalışmaya 1394 h. senesinde başladım. Nâsır el-Elbânî hocaya altın bilezik konusunda bir reddiye çalışmasıydı. Yaklaşık yarısını yazdım ama tamamlayamadım.
Üçüncüsü, Mısır'da basılan İbn Bedr el-Mevsılî (rh. a)'in el-Muğnî ani'l-Hıfzi ve'l-Kitâb adındaki değerli eseri üzerine bir çalışmaydı. Bu, mevzû hadislerle ilgili bir kitap. Birçok âlim bu kitaba istidrâk yapmıştır. Husâmuddîn el-Kudsî hocamız (rh. a) bu kitaba "İntikâdü'l-Muğnî ve Beyânu en lâ Ğenâe ani'l-Hıfzi ve'l-Kitâb adında bir reddiye yazdı. Kendisinden bu kitap üzerine talikler yazmak, hocanın nakillerini tahric etmek ve yayınlamak için izin aldım ve 1403 h. senesinde bu kitap üzerine çalışmaya başladım… Üçte birini bitirdim ancak daha sonra Takrîbu't-Tehzîb çalışmasına başlayınca bu üç çalışma da yarım kaldı.
Müstakbel projeleriniz neler?
Muhammed Avvâme Hoca: En son İbn Ebî Şeybe'nin Musannef'ini çalıştım. İlk baskısı 1427 h. senesinin ramazan ayının ilk gününde 26 cilt olarak yayımlandı. Kitabın kendisi 21 cilttir. Diğer beş cilt ise fihrist çalışmasıdır. Kitapta araştırmayı kolaylaştırmak için beraberinde bir de CD hazırlandı. Sünen-i Ebî Dâvud'un bir ve ikinci baskıları da CD’li olarak yayımlandı.
Bundan sonra ise, daha önce yayımlanan kitaplarımı gözden geçirerek tekrar yayıma hazırlama çalışması yapacağım. Çünkü bu kitapların piyasada baskısı kalmadı. Üzerlerinde tekrar çalışıp yeniden yayımlayacağız. Değerli hocam Abdulfettah Ebû Ğudde (rh. a) şöyle tavsiyede bulunurdu: "Bir kitabın ikinci baskısı yapılırken ilk halini hiç değiştirmeden yayımlamak hoş bir davranış değildir. İkinci baskısında hiçbir geliştirme çalışmasının yapılmamış olması müellifinin kitap üzerine çalışmadığını gösterir. İkinci baskıda birtakım eklemeler ve düzeltmeler olmalıdır." Ben de Allah izin verirse böyle yapacağım. Baskısı tükenmiş kitaplarımı yeniden yayıma hazırlarken üzerlerinde bir takım çalışmalar yapacağım.
Bazı kitaplarınızın daha iyi anlaşılması için tavsiyeleriniz nelerdir?
Muhammed Avvâme Hoca: Eseru'l-Hadîsi'ş-Şerîf kitabımda bu konuyla ilgili bazı noktalara temas ettim. Orada şöyle bir cümle geçer: "İlim, fikir, görüş ve amelde âlimlerimizin (Allah hepsinden razı olsun) menheci üzere olmamız zarurîdir. Biz daima kadim imamların yolunu takip ederiz. Muasırlardan etkilenmeyiz." Yine aynı kitapta muasırlarla ilgili şöyle bir cümlemi hatırlıyorum: "Çağdaş araştırmacıların doğruları kadim imamlarımızın sofralarının artıklarıdır. Yanlışları ise kendilerinindir. Dolayısıyla bilgiyi hep kadim ulemanın eserlerinde aramalıyız."
"İmam el-Irâkî bu konuda şöyle demiştir… İbn Hacer şöyle demiştir… Nevevî şöyle demiştir" dediğimde bu benim söylemek istediğim sözün senedidir. Söylemek istediklerimi o büyük imamların görüşleriyle desteklerim. Çağdaş araştırmacılardan yaptığım nakiller ise çok azdır.
İlim talebelerine dikkatlerini imamlarımızın yoluna/yöntemine çevirmelerini tembihlerim. Ulemâ senedi/tabakası ne kadar geçmişe dayanırsa o kadar makbuldür. Abdullah b. Mesud efendimiz (r.a) der ki: “Kadim, asil ve saf olana bakın.” Muhaddisler hep yüksek/âlî sened gayreti içinde olmuş; sened aşağı doğru geldikçe endişe etmişlerdir. İlim meseleleri de böyledir; ne kadar kadim bir imamdan nakilde bulunursak o nakil o kadar makbuldür.










